Başa Dön
24 Eylül 2020 / Perşembe Sigortaladım Editörü

Motosiklet Hırsızlığına Karşı Alınması Gereken Önlemler

Motosikletlerin, hırsızlığa maruz kalması diğer araçlara oranla daha yüksek olduğu için bu araçlar için hırsızlığa karşı önlemler almak gerekiyor. Güvenilir bir alana park etmek, motosiklet hırsızlarını hem caydırıyor hem de olayın gerçekleşmesi durumunda arama işlemleri sonuç verebiliyor. Bunun için sürücülere her zaman kapalı alanları, güvenlikli otoparkları ya da garajları park alanı olarak kullanmaları öneriliyor. Böyle bir imkânın bulunmadığı hallerde ise motosiklet hırsızlığına karşı önlemler ile motosikletlerin korunması hırsızlık olaylarının önüne geçiyor. Örneğin özel olarak tasarlanmış kilit sistemleri motosikletleri çalınma riskine karşı koruyor. Bu araçların yalnızca gidon kilidiyle park halinde bırakılması hırsızların işini oldukça kolaylaştırıyor. Birkaç saniye içinde kırılabilen bu kilidin disk kilidi ile desteklenmesi, aracı koruma altına alıyor. Uzun süre gözden uzak bir yerde bırakılması gereken araçların mutlaka çift disk kilidi ya da disk kilidinin yanında bir de zincir kilidiyle korunması gerekiyor. Bunun yanında, çalınmaya karşı bir alarm takmak kötü niyetli şahıslar için caydırıcı olurken GPS takip cihazı kullanmak da çalıntı aracın bulunmasını kolaylaştırıyor. Bu sistem sayesinde aracın yeri hızlı şekilde tespit ediliyor. Ayrıca GPS cihazı hırsızlar tarafından görülüp sökülmeye çalışıldığında mobil uygulama sayesinde araç sahibi uyarılıyor. Düz kontak yöntemiyle çalınmayı engellemek için özel olarak geliştirilen immobilize sistemi de aracın tanımlanmış anahtar dışında başka şekilde çalıştırılmasına engel oluyor. Bazı motosikletlerde fabrika çıkışında bulunan bu sistem, araca sonradan da eklenebiliyor. Tüm bu önlemlerin yanı sıra motosiklet hırsızlığı kasko ile önlenemese dahi hırsızlık sonrası oluşabilecek zararın teminat altına alınması açısından önem taşıyor. Üstelik kasko, yalnızca çalınmaya değil, trafikte karşılaşılabilecek birçok zarara ve hasara karşı güvence sağlıyor.

Motosikletinizi Çalınmaya Karşı Güvence Altına Alın

Araç kaskosu özellikle motosikletler için oldukça önem taşıyor. Çünkü motosikletler, diğer araçlara göre daha fazla risk altında bulunuyor. Bununla beraber çeşitli hasarlara ve zararlara karşı sigortalanmış araçlar, diğer araçlardan daha avantajlı oluyor. Sürücüler, kaskonun her araç için standart olarak sunduğu ana teminatlar bulunuyor. Bunlar motosiklet için, çarpma, çarpılma, devrilme, yanma ve çalınma başlıkları altında toplanıyor. Motosikletlinin yaya ya da bir araca çarpması, Yabancı bir cismin ya da bir başka aracın motosiklete çarpması, motosikletin devrilmesi ya da yanması ve çalınması durumunda her kasko ekstra bir ücret alınmaksızın oluşan zararı karşılıyor. Bunun yanında sürücüler, kendi durumlarına ve karşı karşıya oldukları tehlikelere göre çeşitli teminatlar da talep edebiliyor. Bu ek teminatlar birbirinden farklı oranlarda motosiklet kasko değeri üzerinde de etkili oluyor. Sürücülerin kendilerine ve araçlarına özel olarak teminatlar belirleyip poliçe oluşturabilmesi hem olası kazalar sonrasında hem de ödemeler konusunda büyük avantajlar sağlıyor.

Motosiklet kaskosunda her sözleşmede yer alan ana teminatların dışındaki isteğe bağlı teminatlar, koşullara göre çeşitlilik gösteriyor.  Aracın standardı dışında, fabrika çıkışında ve ya sonrasında araca eklenen aksesuarlar ek teminatlar arasında yer alıyor. Fakat bu aksesuarların güvence altına alınması için poliçede bedelinin belirtilme şartı bulunuyor. Poliçede bedeliyle birlikte yer almayan ve aracın standardında bulunmayan fabrika çıkışında ya da daha sonra araca eklenen aksesuarların hasarı sigorta şirketi tarafından karşılanmıyor. Bunun yanında araç sahibi dilerse poliçeye kask, çanta ve güvenlik ekipmanının korunması güvencesini de ekleyebiliyor. Çok sık karşılaşılan motosiklet hırsızlığı önlemler ile bertaraf edilse de bu şekilde kaskoyla aracın ve ekipmanların güvence altına alınması sürücülere rahatlık sunuyor. Motosikletlerde bulunan yan çanta ve arka çantalar, kasklar ve diğer güvenlik elemanları bu ek madde ile teminat altında tutuluyor. Hırsızlığa karşı eklenen teminatlar arasında, anahtar kaybı sonucunda oluşabilecek çalınmalar da bulunuyor. Bunun dışında, cam çizilme ve kırılmaları, hatalı akaryakıt dolumu, kilit mekanizması sorunları gibi birçok zararın karşılanması da ek teminatlarla mümkün oluyor. Bütün bu ek teminatlar ile motosiklet kasko bedelleri yeniden hesaplanıyor.

Motosiklet Kaskosu Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Genel olarak edinilen yanlış bilgiler sonucunda bazı sürücüler, zorunlu trafik sigortası ile araç kaskosunu birbiriyle karıştırabiliyor. Oysa kaskolar, zorunlu trafik sigortasından farklı olarak çeşitli avantajlar sunuyor. Zorunlu trafik sigortası sigortalanan aracın sürücüsünün hatalı olduğu kazalar sonucunda karşı tarafta oluşan zararı karşılıyor. Oysa kasko, sigortalanan aracın kendisinde, sürücüsünde ve yolcusunda ortaya çıkan zararı karşılıyor. Yani bir motosiklet kasko ile sigortalanırsa herhangi bir kaza sonucunda kendisinde oluşabilecek hasarlara karşı korunuyor. Yine bu sigortalı aracın sürücüsü ve yolcuları ya da araçta bulunan aksesuar ve ekipmanlar da poliçedeki ek teminatların kapsamına göre güvence altına alınabiliyor. Kısacası zorunlu trafik sigortası yapılan araçların ayrıca kasko ile korunması da gerekiyor. Kasko yapılırken poliçede bulunan teminatların kasko bedelini etkilemesi gibi başka kriterler de ödenecek tutarı yükseltip düşürebiliyor. Motosikletin bulunduğu konum, markası, modeli motosiklet kasko hesaplama işlemlerinde kriter olarak ele alınırken sürücünün daha önce herhangi bir kazaya karışmamış olması, aracın hasarsızlık durumu ya da kazaya meyilli bulunmaması, kasko ücretinde indirim elde edilmesini sağlıyor. Bunun aksine, trafikte benzer modellerin çokça kaza kaydının bulunması, dahi sigorta ücretleri üzerinde etkili olabiliyor. Yani sürücünün kendisi ya da aracı bir kazaya karışmamış olsa dahi aynı modeldeki araçların kaza istatistiği kasko bedelini yükseltip düşürebiliyor.