Başa Dön
26 Ağustos 2020 / Çarşamba Hürriyet Gazetesi Yazarı Noyan Doğan

Kasko Sigortası Lüks mü? İhtiyaç mı?

Her 4 araçtan 3’ü sigortasız… Kasko sigortası lüks mü, ihtiyaç mı?

 

Türkiye’de trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı 23,5 milyondan biraz fazla. Kaskolu araç sayısı ise 6 milyondan biraz fazla. Bu da şu anlama geliyor; trafikteki araçların yüzde 25’i kasko sigortası yaptırıyor. Bir başka deyişle de trafikteki her 4 araçtan sadece 1’i kaskolu; 3’ünün kaskosu bulunmuyor. Yani, araçlarda kaskosuzluk oranı yüksek ve araçların dörtte üçü ciddi risk altında.

Buna şöyle bir ekleme daha yapabiliriz. Bugün bankadan kredi ile alınan sıfır araçlarda sigortalılık oranı yüksekken, ikinci elde araç alımında sigortalılık oranı çok düşük. Bir tespit daha yapalım. Aracın kredi taksitleri bittikten sonra kasko sigortasını yenileme oranı da düşüyor. Daha açık bir anlatımla, araç kredisi bittiğinde ve aracın sahipliği tüketiciye geçtiğinde maalesef tüketicilerin çoğunluğu kasko sigortasına devam etmiyor.

Bugün için baktığımızda en düşük sıfır otomobil fiyatı 100-120 bin liralar civarında. İkinci elde de yine en düşük fiyat, -kilometresine ve trafiğe tescil yılına göre- 80 bin liralardan başlıyor. Elbette daha düşük fiyatlarda da araçlar var ama ortalamalar üzerinden gidelim. Bu da şu anlama geliyor; kasko olmadığından 100 bin liralık bir aracın başına bir şey geldiğinde, -bu yanma olur, çalınma olur- 100 bin lira vatandaşın cebinden çıkacak demektir.

TRAFİK SİGORTASI İLE KARIŞTIRMAYIN

Şimdi birileri diyecektir ki, ‘Aracın trafik sigortası var’. İşte tüketici nezdinde en büyük yanılgı, trafik sigortası ile kasko sigortasının birbirine karıştırılması. Bu öyle bir karışıklık ki, sürücüler, ‘trafik sigortası zaten var, kaskoya ne gerek var?’ diyecek boyuta kadar gidiyor. Oysa iki sigorta birbirinden çok farklı. Maalesef fark, başa bir şey geldiğinden anlaşılıyor ve iş işten geçmiş oluyor.

Trafik sigortası, sürücülerin, üçüncü kişilere karşı verecekleri hem bedeni hem de maddi zararları kapsıyor. Yani, trafikte, birilerinin ölümüne veya sakat kalmasına neden olursanız ya da karşı tarafın aracına zarar verirseniz diye bu sigorta yapılıyor. Bu yüzden de zorunlu. Kasko ise, sadece kendi aracınıza gelecek zararı karşılıyor. Şöyle anlatayım. 100 bin liralık aracınız çalınırsa ya da aracınızla tek taraflı kaza yaparsanız, bunu trafik sigortası karşılamaz. Kaskonuz varsa, sigorta şirketinden zararınızı alırsınız.

Bir adım daha ileri gideyim. Hatırlayın, geçtiğimiz aylarda, kamuoyunun yakında tanıdığı bir şarkıcı, aracıyla İstanbul’dan İzmir’e giderken, araç kontrolden çıktı, bariyerlere çarptı ve araç pert oldu. Bu kazanın trafik sigortası ile hiçbir alakası yok. Neyse ki, araç kaskoluydu ve sigorta şirketi kazadan bir hafta sonra aracın piyasa değerini şarkıcıya ödedi.

Örnekleri çoğaltmak mümkün. Hadi bir tane daha ekleyeyim, trafikte sıkça yaşanan bir olay. Aracınızla kazaya karıştınız, kusurlu olan sizsiniz, karşı tarafın aracına zarar verdiniz ama aynı zamanda kendi aracınızda da ciddi hasar var. Trafik sigortanız karşı tarafın zararını karşıladı, bunda sorun yok. Kendi aracınızın zararı nasıl karşılanacak? Trafik sigortası karşılamıyor. Kaskonuz varsa, sigorta şirketi kendi aracınızdaki zararı ödeyecek; yoksa cebinizden ödeyeceksiniz.

Daha bitmedi. Malum son yıllarda afetlerin hem sayısında hem de afetlerin neden olduğu maddi kayıpların boyutunda ciddi artış var. Özellikle de sel ve dolu olayları ciddi kayıplara neden oluyor. Sigortacılara göre artık her yılın mayıs-eylül dönemi afet sezonu. Afetlerin araçlarda verdiği zararı trafik sigortası karşılamıyor, sadece kasko sigortası karşılıyor. 2017’de, İstanbul’da yaşana dolu olayını hatırlayın; yüzlerce araç ciddi zarar gördü ve kaskosu olanlar, sigortadan zararını karşıladı; olmayanlar aradan bir yıl geçmesine rağmen halen dolunun araçlarında neden olduğu hasarı karşılayamadı ve karşılayanlar da ceplerinde ciddi paralar ödedi.

HANGİ KASKOYU SEÇMELİ?

Şimdi gelelim, kasko sigortasının özelliklerine. Sigorta şirketleri kendilerine göre belirledikleri farklı isimler altında tüketicilere kasko sigortasını sunuyorlar. Ancak bunların temelinde 4 kasko ürünü var; dar kasko, kasko, genişletilmiş kasko, tam kasko. Sigorta şirketleri, farklı isimler altında bu ürünleri tüketici ile buluşturuyor. Adından da anlaşılacağı üzere dar kasko belli başlı teminatları içeriyor; fiyatı biraz daha ucuz. Tam kasko ise daha fazla teminat içeriyor; diğerlerine göre fiyatı biraz daha pahalı. Diğer kasko ürünleri ise fiyatına ve içeriğine göre farklılık gösteriyor. Yani, sınırlı teminat almak isteyenler dar kasko; çarpma, çarpılma, hırsızlık, yangın gibi klasik teminatları almak isteyenler kasko; klasik teminatlara ek olarak isteğe bağlı farklı teminatları isteyenler genişletilmiş kasko; aracını her türlü riske karşı sigortalamak isteyenler ise tam kasko sigortasını seçebilir. Tabi fiyatlar da buna göre değişiyor.

Kasko sigortalarında önemli bir faktör daha var; ona da değineyim. Kasko poliçelerinde sigorta şirketleri, aracın onarımının şirket tarafından belirlenecek servislerde mi, yoksa sigortalının istediği serviste mi yapılacağını belirtmek durumunda. Aynı şekilde onarım sırasında orijinal yedek parça mı, yoksa eşdeğer parça mı kullanılacağı da poliçe düzenlenirken belirtilmeli.

SİGORTA YAPTIRIRKEN BUNLARA DİKKAT!

Peki, hangi kasko ürünü seçmeli, seçerken neye dikkat etmeli? Bir kere, kasko sigortasında temel teminatlar var. Nedir bunlar? Birincisi, çarpma ve çarpışma sonucu kendi aracınızda meydana gelen zararın sigortadan karşılanması. İkincisi, başkalarının kötü niyetli hareketleri nedeniyle aracınıza vereceği zararların karşılanması. Üçüncüsü, aracın yanması ve aracın çalınması veya parçalarının çalınması sonucu oluşan zararın sigortadan karşılanması. Bunlar kasko sigortasının temel teminat içerikleri.

Bunların dışındaki risklere karşı verilecek teminatlar sigorta şirketlerinin,  sigortalının isteğine bağlı verdikleri teminatlar ve bunlar da kasko poliçesinde belirtilen teminatlardır. Bu da şu anlama geliyor, kasko sigortası yaptırdığınızda neyi aldığınız, sigorta şirketinin size hangi teminatları verdiği, hangilerini vermediğini iyi bilmeniz gerekiyor. “Bin liraya kasko yaptırdım, tüm risklere karşı aracımı sigortaladım” gibi bir yanlışa düşmeyin.

Örneklerle anlatayım. Kimi sigorta şirketleri sel, dolu gibi afet zararlarını kasko sigortasına dahil ederken, kimi şirketler bu zararları ek teminat olarak verirler. Sigorta yaptırırken, bu teminatın poliçe içinde olup olmadığını sorun ve öğrenin. Aynı şekilde, aracınıza bir hayvanın vereceği zarar (bu kemirgen de olabilir) ek teminatlar içindedir; sigortayı yaptırırken bu teminatı alıp almadığınıza bakın.

Tüm bunlar da kasko sigortasının fiyatını belirleyen faktörlerdir. Kimi sigorta şirketleri bu saydığım ve başka diğer teminatları poliçenin içine dahil ederken, kimi şirketler dahil etmeyebilir, ek olarak bu teminatları verebilir. İşte, bunu bilmeniz ve sormanız gerekir.

Bunun için de yapmanız gereken sigortayı yaptırırken neyi satın aldığınızı iyice öğrenin, yaptırmadan önce kendinize göre belirlediğiniz risklerin poliçe içinde olup olmadığını sorun, poliçeyi satın aldığınızda da içeriğini okuyun. En azından teminatlar bölümünü okuyun. Okuyun, bilin ki, sonradan başınıza bir olay geldiğinde şaşırmayın ve daha da önemlisi mağdur olmayın. Bir daha tekrarlayayım, ‘ucuz yollu kasko yaptırayım, içim rahat olsun, bundan sonrasını sigorta şirketi düşünsün’ demeyin; hata edersiniz.

KASKONUN FİYATI PAHALI MI?

Peki, kasko, pahalı bir ürün müdür?  Elbette iş dönüp dolaşıp, fiyata geliyor. Türkiye’de kasko sigortası Avrupa ülkeleri ile mukayese edildiğinde kelimenin tam anlamıyla ‘sudan ucuz’ diyebiliriz. Hatta kasko sigortası trafik sigortasından da ucuz diyebiliriz ki, olması gereken de budur. Çünkü trafikte olası bir kazada birilerinin vefatına ya da sakatlanmasına neden olursanız yüz binlerce lira tazminat sigortadan ödenir. O nedenle kaskonun, trafikten ucuz olması doğaldır.

Kasko poliçesi yaptırırken ödenecek bedeli aracınızın değeri ile mukayese etmek en doğru yoldur. Şöyle ki, aracınızın bedeli 200 bin liraysa, kasko yaptırırken kaskoya 2 bin-2 bin 500 lira öderken; ‘bu araç bir kazada pert olursa, bu araç çalınırsa, bu araç bir sel baskınında kullanılamaz hale gelirse bana maliyeti 200 bin lira’ diye düşünmelisiniz.